Bisiklet turlarimin finansmani icin sanatsal olan fotograflarimin telif haklarini satisa cikarmaya karar verdim. Ilgilenen olursa sayfanin ozel mesaj butonundan veya baymineral@gmail.com adresinden satin almak istedikleri fotograflarin linkleri ve fiyat teklifleriyle birlikte bana ulasabilirler. - Baki Berk Kayalar

4 Ocak 2009 Pazar

İzmit-Arifiye-İzmit Gece Turu - 02-03.08.2008

Bisiklet sever bir arkadaşım olan Feyman ile 21.00' de bizim binada buluştuk. 22.00 gibi yola çıktık. 45 dk. kadar çarşıda oyalandık. Otogar bölgesinde bir grup köpek bizi kovalayınca çok köpek bulunan ve aslında girmek istediğimiz Akmeşe yoluna girmekten vazgeçtik. Arifiye' ye Balaban-Sapanca yolundan ulaştık. Güzergah İzmit-Akmeşe-Arifiye olacaktı ama köpek riski yüzünden İzmit-Suadiye-Sapanca-Arifiye oldu.

Köseköy yakınlarında eski demiryolunun ve Sabancı fabrikalarının orada ön lastiğim patladı. Gece karanlığında lastik değiştirdim. Derbent civarında bir kaç bekçi köpeği duvar arkasından da olsa bizi korkuttular. Bazıları duvarları aşacak kadar çok sinirliydiler. Sakarya il sınırına girdikten sonra Yanık Deresi köprüsü üzerinde saat 02.00 sularında harfiyat yüklü bir tırın arkasına girmeye karar verdim. Kısa süre sonra tırın arkasında hafif eğimli yolda çok ciddi hızlara ulaştım. Bir kaç kilometre boyunca hızım 60 km/h altına inmedi. Tırdan toz kalkıp ciğerlerime kadar giriyordu o hızda. Rampa çıkış başlayınca tırdan koptum ve en yüksek hızımın 66.1 km/h olduğunu gördüm. Tırın arkasında aynısından bir tır daha vardı. Yüksek hızda iki tırın arasında idim. En ufak bir hatada arkadan gelen tıra yakalanıp %90 ihtimalle ölürdüm. Kask bile pek korumazdı.


Tırın arkasına yanaşmayan arkadaşımı bir kaç dakika bekledikten bir kaç dakika sonra büyük ihtimal haplanmış bir kaç maganda bize otostop çekti. Durdurmaya çalıştılar. Niyetleri iyi olmadığından takmadan devam ettik. Arkadaşım az kalsın duracaktı ama uyarılarımı duyunca hemen hızla pedallayıp bana yetişti. Magandalardan 1-2 si bize koşarak yetişmeye çalıştı ama beden güçleriyle yakalama şansları yoktu. Arkamızdan taş bile attılar. Eğer onlara yakalansaydık şu an ya morgda, yada hastanede olurduk.

Sapanca' ya girmeden evvel sağımızda bir köpek sürüsü vardı ve uyukluyorlardı. Ben önde gidiyordum ve onları uyandırdım. Onlardan zamanında uzaklaştım ve bir kaç saniye sonra bir bağırış duydum. Kask aynamdan baktım ve arkadaşımı, uyandırdığım köpek sürüsünün kovaladığını gördüm. Gece 02.30 du. Bir benzincide soluklanıp yola devam ettik. Uzunkum demiryolu tüneli doğu çıkışında 24 binlik lokomotiflerden biri tarafından Haydarpaşa yönüne çekilen yük treninin makinistiyle zifiri karanlıkta selamlaşarak gazlandım.

Arifiye peronuna "Ankara Yataklı Ekspresi" olarak 03.15 gibi girdik. Bekleme salonunda uyuyacaktık ama arkadaşım güvenlik görevlisine haber vermek istedi. Ben ilk başta karşı çıktım ama iyiki de sormuşuz. Güvenlikçi abimiz yarım saate kadar fındık işçisi dolu Güney Ekspresi' nin perona gireceğini söyleyince ve ortalığın güvenli olmayacağını ve istasyondan ayrılmamızın en iyisi olduğunu söyleyince ödümüz koptu fakat uyumamız lazımdı. Gözlerimiz geri dönmemize izin vermiyordu. Saygıdeğer güvenlikçi abimiz ise bize harika bir iyilik yaparak istasyonun en güney saydinginde bulunan bir furgon vagonu sabah 8' e kadar bize tahsis etti. Bisikletleri vagona çıkartıp güvenliğimizi sağladık ve 07.45' e kadar uyuduk. Perona giren çeşit çeşit gece trenleri arada bir ruhumu okşadı.

08.30 gibi Boğaziçi Ekspresi olarak aynı yoldan dönüşe başladık. Arkadaşım Kırkpınar' da Sapanca gölüne girdi ve kürek sporcularının eşliğinde nefis suyun tadını çıkardı. Oradan sağ salim evlerimize vardık. Eve tam 14.00' de giriş yaptım.

Fotoğraflar:

Yola çıkmadan önce apartmanın bodrumunda.




Arslanbey beldesi yakınlarında.



Suadiye merkezinde mola.




Sapanca' daki bir benzincide.



Arifiye doğu makaslarında.



Konakladığımız yük treni furgon vagonunda.




Vagonumuzdan Arifiye İstasyonunun görünümü. Arka planda 90 lık bir Toshiba lokomotif göze çarpıyor.


Feyman uyuyor ama birazdan uyanmak zorunda kalacak.

O gece pek rahat bir pozisyonda uyumasamda hayatımın en güzel uykularımdan biri olduğunu düşünüyorum. Yanımızdan trenlerin geçip gitmesi harikaydı.



Feyman, vagonun kapısında oturarak uykusunu açmaya çalışıyor.


Sevimli bir arkadaşımız arka tekerleğimin altından bize göz kırpıyor.


Sapanca sahilinde.


Feyman göle gireceği uygun bir yer ararken su sıcaklığını kontrol ediyor.


Kırkpınar sahilinde uçuş.


Feyman, göle gireceği uygun mekanı Kırkpınar sahilinde buluyor.



Scotty artistik bir poz veriyor.


Yorumsuz


Balaban köyünden mevsimin ilk narı.


Balaban' da nar fotoğrafı çekerken Feyman sabırla bekliyor.


İzmit' e döndükten sonra karpuz ve mısır almak için evin yakınında kurulan pazara dalıyoruz.



Sevgiler..

2 yorum:

  1. Çok güzel bi gezi olmuşa benziyor Berk :)

    YanıtlaSil
  2. köpekcikleri bi rahat bıraksak:)

    YanıtlaSil

Bu blog sayfasındaki tüm yazılı ve görsel materyallerin (sponsor ve kardeş site bağlantı logo ve yazıları ile gazete küpürleri hariç) telif hakları Bâki Berk Kayalar' a aittir. Kullanmak istediğiniz görsel ve yazılı materyal için baymineral@gmail.com adresinden Bâki Berk Kayalar' a ulaşabilirsiniz.

Saygılarımla.