Bisiklet turlarimin finansmani icin sanatsal olan fotograflarimin telif haklarini satisa cikarmaya karar verdim. Ilgilenen olursa sayfanin ozel mesaj butonundan veya baymineral@gmail.com adresinden satin almak istedikleri fotograflarin linkleri ve fiyat teklifleriyle birlikte bana ulasabilirler. - Baki Berk Kayalar

23 Temmuz 2011 Cumartesi

LİP: 4. Anlatım: Stromboli - Catania: 28-29.03.2011

28.03.2010 Pazartesi

Stromboli' de çadırımın önünden bir manzara. Yıldızlar pek belli olmasada tam kadro. Kuş cıvıltıları ve rüzgâr sesi tatlı tatlı eşlik ediyor. Arada bir, Stromboli' nin püsküren lavları, manzaraya inanılmaz bir duygu katıyor. Issızlığın ortasında, yanıbaşınızda bisikletiniz, içinde uyuduğunuz (pardon yanardağ püskürmelerinin verdiği heyecan nedeniyle uyuyamadığınız) çadırınız ve sadece siz. Hayat budur. Bu ortamda fenersiz yapacağınız bir doğa yürüyüşü ve/veya bisiklet sürüşü, ömrünüze farklı şeyler kazandırır.


Çok ateşli geçen gecenin ardından güne patlamalı bir başlangıç yapıyorum. Patlamaları kaydetmek için sık sık uyandığım için çok iyi uyuduğum söylenemez.


Çadırımı kurduğum yerden görüntüler. Çadırımı kurduğum yerin arka planında yaklaşık 100 metre derinliğinde bir uçurum var.






Bir dost otlarda geziniyor.



Bu güzel kamp yerinden ayrılmak üzereyim.




Dönüş yolum. Adanın ana karayollarından birisi olduğuna inanmak zor. Burada otomobil işlemez, sadece dar araçlar işler. Bisiklet için bile dar geliyor. Romörklü bisiklet için kesinlikle uygun değil.

                                                                                   
                                          Stromboli kent merkeziyle ilgili fotoğraflar. Buraya ulaşım biraz zahmetli olsada kesinlikle gelmenizi öneririm.
                                                                   





Şehir merkezinde önceden sözleştiğim yürüyüş grubunu bulamıyorum, onlarla karşılaşmıyorum. Limana kadar inmeme rağmen ortalıkta pek fazla kişi yok. Kahve içmek ve fotoğraf aktarımı ve şarj işlemleri için bir kafeye giriyorum.



Kafenin şirini.


Kafede otururken dünden sözleştiğim rehber firmanın yetkili bayanı beni buluyor. Bisikletim dışarıdaydı, ondan tanımıştır. Saat 15.00 için tekrar sözleşiyoruz. Benim küçük ada merkezini tanımam için daha bol vakit ortaya çıkıyor.






Patlamalar normal seyrinde.


Stromboli volkanizmasının en yaşlı üyesi olan 200 bin yıl yaşındaki Strombolicchio Adası, Stromboli Adası' nın azıcık açığında yükseliyor.



Sahilde bir çiçek.


Adaya feribot geldi.


Stromboli' de kamyon görmek imkansıza yakın bir şey. Çünkü plajyolu dışında başka yol yok. Ada için gerekli inşaat malzemelerini getiriyorlar. Yüklerini boşaltıp geldikleri feribotla dönecekler. Ben fotoğraf çekmeye başlayınca kamyon sürücüsü şaşırıyor.


Adanın taksisi.


Bu heykele bayıldım.

Sözleştiğimiz saatten bir saat kadar evvel rehber firmaya gidiyorum. Bisikletimi içeriye park ediyorum.


Firma yetkilisi bayan bana tur ücretinin 28 Avro olduğunu söyledi. Ben indirim rica ettim. Ne kadar indirim istiyorsun diye sorulunca 15 Avro rehberlik + 3 Avro milli park ücreti şeklinde anlaştık. Uzun kollu tişört hediyesi ve kask + ayakkabı kirası buna dahil.

Ben ve diğer katılımcılar gezi ücretini öderken, zirvede yaşanabilecek herhangi bir yaralanmalı yada ölümlü olaydan kendilerini sorumlu tutmayacağımıza dair bir belge imzaladık. Tabiat ananın ne yapacağı belli olmaz. Bu tura başlamadan önce Stromboli' nin geçmiş yıllarda üzerinde turistler gezinirken yaptığı büyük patlamalar sırasında ölümlere sebep olduğunu okumuştum ve okuduğum o satırlar bu zirve turunda bile aklımdan hiç çıkmayacaktı. 



Rehberimiz bisiklet ayakkabılarımı tura uygun bulmayınca yakındaki bir kiralama merkezinden bana bot ayarlıyor. Bunlarla doğa yürüyüşü yapmak çok keyifli ve rahat olacaktı. Altında kaygan metal parçalar bulunan bisiklet ayakkabılarımla Stromboli gibi tehlikeli bir dağa tırmanmak pek akıllıca olmazdı.


Magmatrek firmasının yetkili bayanına teşekkürler ediyorum.


Zirveye yürüyerek ilerlemeye başlıyoruz.





Bu bitki rehberimizin söylediğine göre sadece Vulcano ve Stromboli Adaları' nda bulunan endemik bir türmüş. Fakat aynını Sicilya' da başka yerlerde de gördüm. Bu yüzden rehberimizin söylediğine kuşkuyla bakıyorum. Renginin nefisliği kadar kokusu da çok güzel.


Kaynanadili mezarlığı.



Giderek yükseliyoruz. Aşağıda tarihi bir mezarlık var.



Devam.

Geçen yüz yılda yaşanan bir tür püskürme sebebiyle bitki örtüsü zarara uğramış.

Rehberimizin köpeği bizimle geliyor. Rehberimizin köpeğini erken uyarı sistemi olarak kullandığını düşünüyorum.


Ağaçlık alan sona erdi ve rota zorlaşmaya başladı.






Bu yörede rehberim yürüyüş stilimden yükseklik korkum olduğunu anlıyor, bana "yükseklik korkundan bahsetmemiştin" diye soruyor, bana o soru hiç sorulmadı ki :) Ne bileyim bu kadar dik yamaçlardan gideceğimizi. Nitekim aşağıya pek bakmadan, rehberin yürüyüş çıtasına tutunarak yola devam ediyorum. Hayatta bu zirveye belkide son çıkışım olacak. Bir kere bu korkuyu adam gibi yaşamaktan ne zarar gelir :)


Gülümsediğime bakmayın. İçimde yusuflar halay çekiyor.


Rehber bana fotoğraf çekmeyi yasaklasa da kısa molalarda deklanşöre davranıyorum. Yükseklik korkuma başlarım valla, bu manzara kaçar mı beee..


Zor kısım bitti, tehlike bölgesi başladı. Kasklarımızı takmamız zorunlu oldu.



Zirve bölgesine çelik ve betondan yapılmış ve otobüs durağı büyüklüğünde olan korunaklar yerleştirilmiş. Altımızda homurdanan bir volkan var ve geçmiş yıllar ani yaşanan büyük patlamalar sebebiyle bu yörede ölenler olmuş. Rehberimiz başka birisiyle sohbet ederken kulak misafiri oluyorum, diğer yürüyüşçü, rehbere "bu turu yapmak tehlikeli değil mi" diye soruyor, rehber"otoyolda araba kullanmak da tehlikeli" diyip noktayı koyuyor. Haklı. Türkiye karayolu trafiğini düşününce Stromboli zirve bölgesinde dolaşmak bile çok az tehlikeli kaçıyor.



Bir patlama gerçekleşiyor. Gruptaki herkes bu anı bekliyordu.




Rehberimizin elimde telsiziyle sismolog ve güvenlik yetkilileriyle sürekli bilgi alışverişi yaptığını unutmamak gerek. Zirvede ayrıca en az bir adet helikopter pisti var.

Hava bozdu ve hafif yağış başladı. Yağış kar, kül ve yağmur karışımı. Rüzgâr da cabası. Rehberimiz biz patlama beklerken yürüyüş rotasını geçilebilirliğini kontrol etmek için köpeğiyle birlikte bulutlar arasında kayboluyor.


Başka bir patlama gerçekleşiyor ve denize doğru malzeme akışı gerçekleşiyor.


Turistlerden birisi tripodunu kurmuş.


Bir patlama daha. Bulutlar arasında zorlukla belli oluyor.


Rehberimiz esas zirveyi güvenli bulunca oraya gidiyoruz. Zirvenin 924 rakımlı olduğunu hatırlatayım. Hava kararmaya başlayınca buradan nasıl ineceğimizi hayal ediyorum. Tırs tırssss modundayım. Rehber abimiz beni bu konuda sakinleştiriyor.

Stromboli zirve kameralarından birisi.


Zirveden diğer fotoğraflar.


Kimliği belirsiz bir nesne, kuyrukluyıldız görüntüsü oluşturmuş.






Zirvedeyken ilk kez lav görüntüsü izliyoruz. Herkes bu harika anı bekliyordu.




Rehberim çok sıcakkanlı.


İniş vakti. Fenerler yakılıyor. İniş farklı bir rotadan. Kaygan kayalık olan çıkış rotasının aksine iniş rotası küllü gevşek bir yapıda. Bu yüzden inmek nispeten daha güvenli. Hava karanlık ve sisli olduğundan üzerinde yürüdüğümüz dik uçurumun korkunçluğunu pek fark etmiyorum. Bu yüzden yükseklik korkusu bu aşamada fazla rahatsız edici değil.


İniş tamamlandı. Botlarım ıslandı. Onları teslim etmeden önce.


Stromboli' de ikinci gece kamp alanım. Limana yakın olmasına rağmen tsunami tehlikesinden uzak (Stromboli doğası gereği yüz yılda bir kaç kez tsunamiye sebep olur), yüksekte bir kent meydanında. Hava berbat. Rüzgâr kuvvetli, arada sırada sağanak geçişleri var. Stromboli' nin patlama sesleri gökgürültülerinin seslerine karışıyor. Rüzgâr kraterden bulunduğum yöne doğru estiğinden her patlamadan sonra kül yağışı başlıyor ve her tarafıma küller giriyor. Tur rehberimin verdiği büyük boy torbalara girerek, yağmurdan pek ıslanmadan kurtuluyorum. İlk geceyi geçirdiğim harika manzaralı yerde iyikide kalmamışım, yoksa rüzgâr orada beni gerçekten uçururdu. Bulunduğum yer karanlık. Yıldızları yine sayabiliyorum. Ada küçücük olduğundan doğal afetler dışında güvenlik sorunu yok gibi.

Bilgiler:
9.79 klm. 
9.4 km/h ortalama, 31.3 km/h maksimum hız.
01.01.58 saat (molalar hariç seyir süresi)

---

29.03.2011 Salı

Oldukça kötü şartlarda geçen gece bitmeden son bir küllü yağmur yağışının bitmesinden hemen sonra toplanıp saat 05.20 gibi limana doğru salınıyor ve kapalı uygun bir nokta buluyorum. Burası diğer bir gemi firması yazıhanesinin önü. Kampçı işi bir Türk kahvesi yapıp ısınıyorum.

Stromboli benim için çok eğlenceli bir ada olmasına rağmen çok ufak olduğundan bir süre sonra sıkmaya başlıyor. Burada adada olma hissi daha çok anlaşılıyor.




Binmem gereken deniz otobüsü 07.00 küsürdeydi. Yazıhane açılınca bilet istedim. Görevli bayan "bisiklet alınmaz" demesine rağmen bilet istedim ve iskeleye ilerledim. İskelede beklerken bir adam yanıma gelip bana bisikletim için kesilmiş bir bagaj bileti getirdi, bende adama parasını ödedim. 



Tahmin ettiğim gibi normalde bisikletle girilmemesi beklenen deniz otobüsüne rahatça girdim. Kimse gıkını çıkarmadı.



Bugün hava gidişin aksine kötü. Deniz kabarık. Tekne çok sallanıyor. Ginostra' ya varmadan önce tuvalete gitmem gerekiyor ve tuvalet çok dar. Sallanan bir tabut gibi. İçimi orada boşaltmama rağmen midem duman oluyor. Milazzo' ya olan 2 saatlik yolculuk bitmek bilmeyecek.


Adalara uğraya uğraya gidiyoruz. Midem allak bullak olsada çıkan bir gökkuşağı beni rahatlatıyor.



Lipari Limanı.



Vulcano.


Sonradan öğrendiğime göre hızlı deniz otobüsleri daha çok deniz tutması yapıyorlarmış. Yolculuğun bir noktasında Scottino dalgaların etkisiyle kendinden geçince hareket etmeye başlıyor ve bir görevli bu durumu bana haber verip bisikletimin güvenliğini almamı sağlıyor.

Berbat geçen bir deniz yolculuğunun ardından Milazzo' ya vardım.

                                       

Milazzo İstasyonu' nda Messina treninin kalkışına tam zamanında yetişiyorum. Bilet alacak yer bulamayınca kondüktöre danışıyorum. Kondüktör de bakınıyor ama O da bulamayınca trene binmeme bir şey demiyor. Sonrasında yanıma hiç gelmiyor. Messina' ya bedavaya gidiyorum.

Bisikletimden trene bir yerlerden kül sızıyor. Sızıntının sırt çantamda bulunan ve patlayan bir kül torbacığından olduğunu anlıyorum.

                                       

Messina Centrale' de inmeden önce.


Messina Centrale Garı.


Biletleri aldım. Birisi benim, birisi Scottino için.


Trenimi bu lokomotif ittirecek.


Benim trenimmm :)


Scottino' yu bu vagona zorlukla çıkartıyorum.

                                            

Bu trenin kondüktörü dalgın çıkıyor. "Bisikletini yanlış tarafa koymuşsun" diyor ve dışarıdaki logoyu gösteriyorum. "Pardon" diyor. Dalgın kondüktör sorumlusu olduğu trenin Siracusa' ya gittiğini de unutuyor.

Deniz yolculuğu kadar tren yolculuğu da bayıyor. Sık sık kırmızı ışığa yakalanıyoruz ve haliyle minibüs gibi dura kalka gidiyoruz. Can sıkıcı.

Yoldan manzaralar.






Catania' ya varınca birisi beni turist sanınca sinir oluyorum. Tamam İtalyan vatandaşı olmadığım için resmen turist sayılırım ama kendimi oralı gördüğümden Catania' da turist sanılmak hoşuma gitmiyor.

Eve çok şükür vardım. Deniz yolculuğumun etkisi halen geçmedi. Evde bile sallanarak yürüyordum.

                                         
Bilgiler:
10.56 klm
Bu turun toplam kilometresi 229.89 klm.
12.9 km/h ortalama, 33.8 km/h maksimum hız.
48.51 dakika (molalar hariç seyir süresi)

-----------------------------------------------------
Bu blog sayfasında yer alan fotoğrafların telif hakları aksi belirtilmedikçe Baki Berk Kayalar' a aittir. Maddi amaç güden çalışmalarda izin almadan kullanılması telif hakları yasasına göre suçtur. Maddi amaç gütmeyen kullanımlarda ise kaynak belirtilerek yayınlanması önemle rica olunur. Aksi takdirde bu blog sayfasında yer alan fotoğrafların izinsiz kullanılması durumunda yasal işlem başlatılacaktır.
Öneri ve destekleriniz için baymineral@gmail.com adresinden bana ulaşabilirsiniz.

2 yorum:

  1. çok güzel bi yolculuk olmuş, paylaşım için eline sağlık:) keyifliydi:)

    YanıtlaSil

Bu blog sayfasındaki tüm yazılı ve görsel materyallerin (sponsor ve kardeş site bağlantı logo ve yazıları ile gazete küpürleri hariç) telif hakları Bâki Berk Kayalar' a aittir. Kullanmak istediğiniz görsel ve yazılı materyal için baymineral@gmail.com adresinden Bâki Berk Kayalar' a ulaşabilirsiniz.

Saygılarımla.