Sabah erkenden kalkıyorum. Hava İzmit standartlarına göre çok soğuk. Sıfırın altında.
Çatılar kırağı yüzünden biraz beyazlamış.
İlk önce Seka Park' a yöneliyorum ve bir arkadaşla buluşuyorum. Marathonlarım suyun donmuş formlarından birisiyle ilk kez tanışıyor.
Seka Park' ın çimleri hafiften beyazlamış.
Derince' ye gidip bir arkadaşa uğruyoruz. Scotty o arada bir poz veriyor.
Daha sonra Kuru Gölet' in olduğu Çayırköy tarafına geçiyoruz. Yol beyazlamış.
Yoldaki su birikintileri buz tutmuş. Bizim için eğlence başlıyor. Buzun üstünde çamur izleri bırakıyoruz önce.
Sonra da buzları parçalıyoruz. Ortalık su sesiyle karışık şangırtı sesleriyle yankılanıyor.
Bizden önce geçen bir bisikletçinin çamura bıraktığı izler donmuş.
Kuru yapraklara kırağıdan kontür çizilmiş.
Soğuk sessizlik.
Buz tutmuş büyük bir su birikintisi ilgimizi çekiyor. Scotty, suyun, pardon buzun üstünde rahatça durabiliyor.
Buz bir süre sonra dayanamıyor ve çatırdayarak kırılıyor ve Scotty suya batıyor.
Turun ilerleyen kısmında Yassıbağ Köyü' ne çıkıyoruz. Yassıbağ Köyü çıkışında arkamızdan kepçeli bir iş makinesi geliyor. Kepçede yolculuk anısı olsun diye rampanın bir kısmını iş makinesi yardımıyla çıkıyoruz. Aşağıdaki fotoğraf kepçede yolculuğun ne kadar eğlenceli olabileceğini gösteriyor. Neşeliymişim :)
Kandıra yoluna çıkıp 60 km/h' ye varan hızlarla Çayırköy rampasını indik ve evlerimize döndük.
Soğuk ama eğlenceli bir kısa tur oldu.
-----------------------------------------------------
Bu blog sayfasında yer alan fotoğrafların telif hakları aksi belirtilmedikçe Baki Berk Kayalar' a aittir. Maddi amaç güden çalışmalarda izin almadan kullanılması telif hakları yasasına göre suçtur. Maddi amaç gütmeyen kullanımlarda ise kaynak belirtilerek yayınlanması önemle rica olunur.
Öneri ve destekleriniz için baymineral@gmail.com adresinden bana ulaşabilirsiniz.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder